Levent Yıkılmaz Şiirleri
NEMLİ GECELERDEYİM
Yalnızlığın dem vurduğu nemli gecelerdeyim
Hasretin’de vurgunluk kokan bir yaralının izleri mevcut bedenimde
Ben hasret sevdalısı, yaralı bir yolun yolcusuyum
Gözlerim bıkmış, gecenin renklerin’den
Bir gecedir hasretimi kitleyen
Ah.. yine çöktü gece haram bana uykuların sancısı
Haram bana şafak günleri
Esir verdiğim ruhumun bir iç çalış şarkısı
Tıpkı eski plaklar gibi yıllanmış hasat aşk’ı
Ah.. yine çöktü gece
Ben güze sancılı
Gece gözlerime
CANGÖZLÜM
Ruhun gül bahçesin’de izlenen taverna duruşun’da saklı
Ağlayan bir çocuğun
Ağıt yakan bir çınarın
Aşk için ölen karşılıksız sevdaların
Kan olmuş örtüsü terör kurbanının
Göç edipte sınır edilen akranların
Dönecektir diyipte yıllara meze olmuş isyanların
Sancıları, korkuları saklı sende, cangözlüm canan’ım
Yanlızlık limanına bağlanmış
Kayıp bir yolcu gemisinin, paslı sesleri gibi duruşların
Bilirimki isyanın rabbe değil, kendinedir isyankarım
Bir resital misali hayata bakışların
İçine döktüğün haykırışların, engin akarsu oluşların
hayata’dır ağıtların bilirim cangözlüm canan’ım
tezdir bitecek isyanların.
SAKLI GÜLÜŞLERİM
Yıldızların derinliğinde saklı gülüşlerim
Ağlamak istercesine haykırır gecelerdeyim
Gökyüzüne dökülsün isterim , gözyaşlarım nefessiz hayata
İsyanım var bu ağlayışlarıma
Avuntusuz avunan kalbimin yarasına
Sapla hançeri çaresiz ağlayışlarıma
Bakışmasan’da gözlerime bakışlarınla
Dökülsün isterim gözyaşlarım yıldızlara …
KAR KAPLAMIŞ BEDENİMİ
Kar kaplamış bedenimi
Az biraz var örtmesine Üstümü,
Bu canım beyazın
Onlarda acıyor elleri kurumuş gül yaprağında tutulu
Gözleri gökyüzüne hakim
Gözyaşları kurumuş duruşlarıma
Hava soğudu yine bir anda
Serpiliyor kar gövdeme dur diyemiyorum titrek gelişlere
Ne bir çocuk sesi
Ne bir haber var ellerden
Saat gecenin yarısı oluverdi işte,
Bir gün sorarlarsa kim dir bu diye ?
Dersin beyaz örtünün son çiçeği
Saat ilerliyor içten, içten
Anlatamamışım derdimi çoktandır vefasıza
Gün aydındır yakındır gecenin gündüze teslimi
Söndü şehrin gece lambaları
Okundu son sabah ezanı
Rüzgarın sesi hakim koca şehre,
Kapanıyor gözlerim
Aklımda kalan tek virane sözlerin
Gelmesende gitdiğim yerde beklerim
Ecel uğramassa yanına
Uyanır, Bu rüyadan ben gelirim …..
ESİR ŞEHRİN ÇOCUKLARI
Esir şehrin çocukları hakim yine bu boş şehre
Ellerde balon misali gözlerde gülüş
Şehrin vicdanlı çocukları onlar
Bir baksan dalarsın umutlara
Her biri esir olmuş şehre her biri hakim karış, karış caddelere
Dost olursun hepsiyle yeterki göz göze gelme
Gözlerde hakim sururi gülüşler, bitmez hayaller
Esir olsalar’da tutkulular en kral umutlara, sevdalara
Yaralıdır hepsi, geçmişten yana
Ey esir şehrin can hükümdarları
Bilmezler hani öyle şekerlemeleri tatlı yiyecekleri
Her biri aynı mücevher rivayesi
İçleri heycan
Gözleri umut dolu namıdeğer Esir şehrin can çocukları
Kar Var Ankara’da
Bu gece esir yine şehrin tüm sokakları beyaz örtüye
Ağaçların yapraklarından sarkıveriyor buz kristalleri
Yerde serpilmiş karlar dans edercesine gökyüzüne çevirmiş örtüsünü
İşte Ankara’da kar var yine
Güneş kar bulutlarının ardın’dan bakıp çekiyor yüzünü bu şehirden
Yerini Gecenin sisine karanlığına bırakıyor
Uğultulu bir ses , rüzgarın diliyle konuşurcasına haykırıyor sonsuzluğa
Ay ışığı önünde , set misali gerilen kar bulutlarını parlatıyor adeta
Yapraksız ağaçlar üşürcesine titretiyor gövdesini
Yağdı yine delicesine , İşte
Çocukların bayramıdır sanki ellerde poşet , gözlerde gülüşler ,
Yıldızlar şehri gbi akıyor süzülerek Başkent’in üstüne
Gökyüzüne her bakışım’da bendeki mutluluğun ortasında bulurum kendimi
Bilirim’ki her bakışımda beyaz bulutlara özlemi kokar o beyaz örtünün
Ve yine her bakışımda bilirimki Kar Var Ankara’da
Şehr-i Hüzün
Sensizlik hüznü dolmuş şehrimin tüm sokakları
Pencereden Bakan titrek bir kız çocuğunun
Ufuklarda aradığı umutlar gibi oluvermiş düşler
Gece yağan yağmur gibi Kışın afilleyen kar gibi
Bir türkü olmuş sanki sevdam
Ya Sevmeli bendeki Seni
Yada öldürmeli sendeki beni
Gecenin neminden karları saklayan buğulu cam gibi sevdam
Ve yine gerisindeki ben gibi
MIırıldanmalı dudaklarım bu kelimeleri
Ya sevmeli bendeki seni
Yada öldürmeli sendeki beni
Bendeki Sen
Bir sonbaharda buldum seni
Karlar yağmıştı o mevsim başıma
Sende saklı olan bende aradım seni
Geceler kadar zehirdi gözlerin
Soğuk ve titrekti kenar lambaları
Yaş’dı gözleri kaldırımların
Islaktı ufuğun eski asfaltları
Keşke tanımasaydım seni
Özgürlükler şehri gibiydi gözlerdeki sen
Pişmanlıklara alınan son biletdi sanki seni sevmek,
Yanlızlığa dem vurmuş hasret kokan bir buğu gibi oldum arkandan
Keşke tanımasaydım bendeki seni
Son gidişin rüyalara fiske vuran eğik bir çocuğun bakışı gibi
Bıçak yarası kadar acı hançer misali kadar zehirdi
Güneşin doğudan doğuşu batıdan terk edişi
Deniz kokan martıların tekne uçlarına serpilişi gibi
Mehtab’a doğan ay gibi
Islak yağmurun yere düşüşü gibi
İçimdeki bende buldum seni
Keşke tanımasaydım seni , tanımasaydık birbirimizi
Ayrılık
Yolların buğusundaki sislenmiş bakışlar gibidir Ayrılık ,
Hasret’dir vazgeçilmez bir engin Akarsuyun vazgeçilmez iki sınırı gibidir .
Hani bazen gitmek gerekir derler tıpkı o misaldir
Acı ama gerçektir
Dudağında son sigarasının izi kalmış kimsesizler insanının hayallere dalışıdır
Yetim bir Çocuğun beşiğinde ağlayışı gibidir .
Ayrılırken sevgilisine son cümleleri haykıran sevgililer gibi’dir Acı ama gerçek’tir
Hatıralar anılar açılan sayfalardır
Dinlediğim aşk şarkıları geldi aklıma yine Çaldı içimi acıtan parçalar
Ey ayrılık sen nesinki acıtıyorsun yakıyorsun bu kalbimi
Sen nesinki yıkarsın bu harab olmuş yüreğimi
Söylesene canımdan can aldığın canım ayrılık
Sende Tarih Oluverdin Ya
Çaresizliğimin içindeki benliğimde tutulmuştum gözlerindeki yalan bakışlara
Soğuk suların boğması gibi insanı
Evet seni buldum , sendin o
Sendin beni kendine bağlayan
Sendin gözlerimi benden çalan
Ve sendin yüreğimi esir alıp kapıları kitleyen
Unutamazmı sanmıştın bendeki varolan seni
Tıpkı gecenin yerini sabaha bıraktığı gibi
İşte gözlerimden uzak gözlerin
Ay ışığının denize düşürdüğü mehtap misali yaşadıklarımız
Birbirimizin sonunu getiren iki hazin gibiydik
Sormadım yıllar geçsede içimdeki seni kalbime .,
Sormadım yıllar geçsede gözlerimden arta kalan bakışlarını yüreğime
Ve sormadım titreyen sesime seviyormuyum diye
Şimdi sende tarh oluverdin ya
Ölüm kovalasada beni Ölüp tarih olmam
Seni gönderdiğim ,
Tarihe karışmam.
100 Kontör Ödüllü Bilgi Yarışması - BilKazan
Benzer yazılar...

Leave a Reply