Portre: John McCain

Cumhuriyetçi Senatör John McCain, kimilerince bir savaş kahramanı, kimilerince başına buyruk bir siyasetçi olarak ifade ediliyor.
Vietnam savaşı sırasında beş yıl süreyle savaş esiri olan McCain, ilerleyen yıllarda ülkenin siyasi kademelerinde yükselirken, dış politika ve askeri meselelerde etkili bir ses olarak sivrildi.Partisinin başkan adayını belirlemek için düzenlediği ön seçimin ilk yarısını önde tamamlayan 71 yaşındaki McCain, başkanlık yarışında da zafere ulaşırsa, ABD’nin en yaşlı başkanı olacak.
Savunduğu görüşleri ’sağduyulu muhafazakarlık’ olarak ifade eden McCain aslında bazı noktalarda partisinin geleneksel çizgisinden ayrılıyor.
Dış politikada şahinler kanadında görülen McCain Irak’ın işgalinin savunucuları arasındaydı.
Ülkedeki asker sayısını ise yeterli görmeyen McCain, Orgeneral David Petraeus liderliğinde şekillenen asker artışı stratejisini de destekliyordu.
Ancak McCain, eski savunma bakanı Donald Rumsfeld’i ‘tarihin en kötü savunma bakanlarından birisi’ olarak niteledi ve Bush yönetiminin savaşı idare biçimini yerden yere vurdu.
Cumhuriyetçi Parti çizgisinin dışında
McCain ayrıca, olağanüstü nakil olarak adlandırılan, CIA’in terör zanlılarını başka ülkelerdeki gizli hapishanelere götürme uygulamasını da bunun işkence ya da yasadışı sorgulama yöntemlerinin kullanılmasına olanak yarattığı gerekçesiyle şiddetle eleştiren isimlerin arasında yer alıyordu.
McCain bazı sorgu yöntemlerinin yasadışı ilan edilmesi veya terör zanlılarının insanlık dışı ya da acımasız muameleye tabi tutulması amacıyla bazı yasa teklifleri vererek bunların uygulamaya konmasına önayak oldu.McCain iç politika alanında da Cumhuriyetçi Parti içinde tartışma yaratmaktan çekinmedi.
Başkan Bush’un vergi indirimi planlarını eleştirdi; 2001′de Senato’da bu önerge tartışılırken, “orta sınıftaki Amerikalıların giderleri sayesinde, faydasının büyük bölümü aramızda en şanslı durumda olanlara gidecek bir vergi indirimini elini vicdanına koyarak” destekleyemeyeceğini söylemişti.
Arizona Senatörü olan McCain, mali konularda muhafazakar olduğunu, denk bütçe ilkesine inandığını kayddiyor.
Eşcinsel evlilikleri, kürtaj, göçmenlik reformu konusundaki ılımlı görüşleri ise, partinin toplumsal konularda muhafazakar kesiminin şimşeklerini üzerine çekmesine yol açıyor.
McCain’in Bush yönetiminden en net çizgilerle ayrıldığı konuların başında iklim değişimi geliyor.
McCain sisteme Hindistan ve Çin de dahil edilirse, ABD’nin iklim değişimi ile mücadeleye yönelik yeni bir anlaşmayı uygulamasını savunuyor.
McCain amaçları doğrultusunda Demokrat siyasetçilerle işbirliğine girmekten de kaçınmıyor.
Örneğin, karbon ticareti yapılması ve bağlayıcı karbon dioksit hedefleri belirlenmesine yönelik bir yasa önergesini Demokrat Parti’den Joseph Biden ile birlikte hazırladı.
2007 yılında yine her iki partinin ortaklaşa sunduğu, göçmenlik sisteminde reform öngören bir yasa tasarısının da mimarıydı.
Başkan Bush’un desteğini alan tasarı kabul edilseydi, yasadışı göçmenlere af tanınacak buna karşılık sınırlarda daha sıkı önlemler alınacaktı.
Ülkede halihazırda bulunan çok sayıda yasadışı işçinin bu yolla sisteme entegre edilmesi ve vatandaşlık yoluna yönlendirilmesi fikri ise Cumhuriyetçi Parti’deki pek çok siyasetçinin görüşüne aykırıydı.
McCain ayrıca, 2002 yılında Demokrat Russ Feingold ile birlikte ABD seçim kampanyalarında finansman kurallarını düzenleyen bir yasayı kaleme aldı. Bu yasa, zengin çıkar gruplarının seçimler üzerindeki etkisini azaltmaya yönelikti.
Pek çok seçmen McCain’i özellikle kişisel özellikleri ve karakteri için desteklediklerini söylüyor. McCain uzun yıllar ABD deniz kuvvetleri bünyesinde görev yaptı.
‘Savaş kahramanı’
Babası da donanmada koramiral rütbesinde olan McCain 1958 yılında ABD Deniz Harp Akademisi’nden mezun oldu.
Bunu takip eden 22 yıl boyunca orduda donanmaya bağlı bir pilottu.
Savaş sırasında Vietnam’a sevkedilen McCain, 1967 yılının Temmuz ayında, gemisinden kalkışa hazırlanırken uçağının yakıt tankına bir roket isabet etti.
Çıkan yangın, gemideki 134 askerin ölümüne yol açtı.
Bundan üç ay sonra ise bu kez Vietnam’ın kuzeyinde uçağı düşürüldü. Vietnamlı savaşçıların eline düşen McCain, babasının konumu dolayısıyla erken salıverilmesi imkanı getirecek bir öneriyi reddetti.
Beş yıl boyunca savaş esiri olan McCain, bu dönemde sıkça dayak yediğini, kötü muamele gördüğünü anlatıyor. Bu durum bir kolunu tam olarak kullananamasına yol açtı.
ABD’ye dönüşü ardından da görevine devam eden McCain’in 1981′de emekli olmadan önce ordudaki son görevi Senato ve donanma arasında irtibat subaylığıydı.
Emekliliği sonrası Arizona’ye yerleşen McCain, siyasete atıldı. 1982′de ilk kez Temsilciler Meclisi’ne seçildi, dört yıl sonra ise bu kez Senato üyesi oldu.
Bush’a karşı kaybetti
2000 yılında Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı olmak için George W. Bush’a karşı yarışa giren McCain, kampanyanın başlarında önemli destek topladı ve New Hampshire ön seçimini kazandı.
Senatör John McCain
McCain 2000 kampanyasına hızlı başladı ama ivmeyi sürdüremedi
Ancak rakiplerinin peşpeşe düzenlediği saldırılar ve dindar sağ kesime ters düşmesi kampanyasının hızını kesti.
Ön seçim yarışından Bush galip çıktı ve McCain yeniden Senato’ya döndü.
Bu dönemde, Senato’nun en etkili birimlerinden olan Silahlı Kuvvetler Komisyonu’nun üyesiydi.
McCain son yıllarda, kürtaj gibi toplumsal konulardaki görüşlerini sertleştirdi. Ancak evanjelist Hıristiyanlarca hala şüpheyle değerlendiriliyor.
Irak siyaseti: Zafer mümkün
Dış politika alanında McCain, Başkan Bush’un Orta Doğu ve Irak konularındaki siyasetlerini destekledi. Ancak özellikle Irak konusunda şiddetin son bulması için baştan bu yana çok daha fazla asker gerektiği görüşünü savundu. Dolayısıyla 2007′de Bağdat’a başlatılan takviye harekatının da arkasındaydı…
Bununla birlikte komutanları ve savunma bakanlığı yetkililerini savaşın yönetilme biçimi konusunda eleştirmekten geri durmadı.
2006 yılında yaptığı bir konuşmada “Irak savaşında çok sayıda ve büyük hatalar yaptık ve tarih bizi bu nedenle yargılayacak” diyordu.
Yine de iyimser olan Senatör, “Irak’taki durum çok ciddi. Ancak hala zafer kazanmak mümkün. Eminim Irak’ta yenilmemiz bir felaket olacak, ancak etkisi sadece ABD ile sınırlı olmayacak” dedi.
McCain ayrıca İran’a karşı da sert bir tavır takınılmasını savunuyor. 2007 Nisan ayında bir kampanya etkinliği sırasında Beach Boys grubunun Barbara-Ann adlı şarkısını, ses benzerliğini kullanarak “Bomb Iran” (İran’ı bombalayın) şeklinde söylemesi eleştirilere hedef olmasına yol açtı.
Bu eleştiriler karşısında tepkisi ise, “biraz gevşeyin, hayatta bir şeylere takılın” demek oldu.
Kaynak : BBC Turkish
Yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.